Amsterdam Otelleri

Amsterdam otellerini ara

Amsterdam Otelleri

Amsterdam, Hollanda otelleri - kenti rahatça keşfedin.

Amsterdam Otelleri- Her şeyden önce özgürlük ve eğlence merkezi olarak bilinen, Avrupa’nın en önemli tarihi mekânlarının ve dünyanın en önemli müzelerinin bulunduğu, dokusu yüzyıllardır değişmeden kalmış bir kenti görmek, dünyanın en meşhur birasını doğduğu yerde, tam kaynağında yudumlamak ister misiniz? Amsterdam yolculuğunuz başlasın o zaman.

Şehrin yaklaşık 15 kilometre güneybatısında bulunan ve dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan Amsterdam Airport Schiphol’den trene binerek 20 dakikada Amsterdam Central Station’a ulaşabilirsiniz. Bu, şehir merkezine ulaşmanın hem ucuz hem de hızlı bir yoludur. Ayrıca Amsterdam’a gecenin bir vaktinde geliyorsanız, sabah saat 1 ila 5 arasında her saat başı bu trenleri bulabilirsiniz. Yerel toplu taşıma ağını da kullanabilirsiniz, ancak otobüsle seyahat biraz daha uzun sürüyor. Bu arada taksileri tercih etmemeniz önerilir, çünkü taksimetrenin artış hızı gerçekten inanılmaz.


Amsterdam otelleri geniş bir yelpazeye yayılsa da bu şehirde konaklamanın hiç de ucuz olmadığını hatırlatmamız gerekir. Ekonomik bir gezi planlıyorsanız, şehir merkezindeki ve Museumplein'ın güneyindeki otelleri tercih etmenizi öneririz. Konaklama bütçenizle ilgili bir sınırlamanız yoksa Amsterdam’ın hali vakti yerinde yerlerinden Canal Ring veya Jordaan civarındaki butik konaklama seçeneklerini düşünebilirsiniz. Ayrıca Genelevler Mahallesi olarak da bilinen Red Light bölgesinde de uygun fiyatlı oteller bulunabilir.


Avrupa’nın en büyük tarihi yapılarına sahip olan Amsterdam’da yaklaşık 7000 kayıtlı tarihi yapı bulunuyor ve şehrin dokusu, İstanbul’da yaşananın tam aksine, 19. yüzyıldan bugüne neredeyse hiç değişmeden kalmayı başarmış. Geziniz için sınırlı bütçeniz varsa hiç endişelenmeyin, çünkü bu şehirde tek kuruş harcamadan, sadece sokaklarında yürüyerek bile harika vakit geçirebilirsiniz. Otelinizden çıkıp kendinizi sokaklara atın ve Dam Meydanı’ndan başlayın. Şehrin en büyük meydanlarından biri olan Dam’da günün hemen hemen her saatinde bir gösteriye rastlamak mümkündür. Dam Meydanı’ndan çıkıp yakında bulunan ve Amsterdam'ın bireysel özgürlüğe dayalı kültürünün bariz bir simgesi olan Red Light Mahallesi’ne veya Türkçede bilindiği şekliyle Genelevler Mahallesi’ne gidin. Sokakta yürürken vitrinlerin ardından hayat kadınlarını görebilirsiniz, ancak kesinlikle fotoğraf çekmemeniz gerekiyor yoksa siz daha ne olduğunu anlamadan fotoğraf makinenizden olabilirsiniz. Hatta elinizde bir makine veya kamerayla bu bölgeye girmemek en akıllıcası olur. Bu mahalleden çıkıp Amsterdam’ın en eski iç avlularından biri olan Begijnhof’a doğru yönelin. Burada büyük bölümü özel mülkiyet olan birçok tarihi bina görebilirsiniz. Bunun ardından şehrin başka bir simgesi olan Çiçek Pazarı’na uğramalısınız. Dünyanın tek yüzen çiçek pazarı olan Bloemenmarkt, 1862 yılında kurulmuş. Bugün pazarda 15 çiçek dükkânının yanı sıra hediyelik eşya dükkânları da bulunuyor.


Amsterdam’da dünyanın en önemli müzeleri Museumplein adı verilen Müze Meydanı’nda yer alıyor. Örneğin Hollanda’nın en büyük sanat müzesi RijksMuseum’da “Hollanda Altın Çağı” olarak bilinen ve kabaca 17. yüzyılı kapsayan döneme ait sanat eserlerini ve özellikle Rembrandt, Johannes Vermeeter, Frans Hals ve Jan Steen imzalı koleksiyonları görebilirsiniz. Bu müzeden çıktıktan sonra beş dakikalık bir yürümeyle Van Gogh Müzesi’ne gidebilirsiniz. Van Gogh’un resim ve çizimlerinin sergilendiği bu müze 2011 yılında 1 milyon 600 binden fazla ziyaretçiyle Hollanda’nın en çok ziyaret edilen müzesi olurken dünyada da en çok ziyaret edilen 23. müze unvanına sahip oldu. Ayrıca modern sanatlara ilgi duyuyorsanız yine Museumplein’da yer alan Stedelijk Müzesi’ni de gezebilirsiniz.


Amsterdam’da Prinsengracht Kanalı’nda yer alan Anne Frank Evi de size unutulmaz bir deneyim yaşatacak müzeler arasında yer alıyor. Yahudi Soykırımı’nın en çok tartışılan kurbanlarından biri olan ve tarihin en sarsıcı günlüğünü kaleme alan Anne Frank, ailesi ve dört kişiyle birlikte bu evin arka tarafında Nazi askerlerinden saklanmış ve günlüğünü de bu evde gizlenerek geçirdiği süre boyunca yazmış. Müzeyi gezmek için yola sabah erkenden çıkmanızda fayda var, aksi halde özellikle turizm mevsiminde uzun süre kuyrukta bekleyebilirsiniz.


Amsterdam şehrinde geçen hareketli ve eğlenceli bir yürüyüşün ardından bir yerde bir bira içmek isterseniz, şehrin tarihi bira kaynağına gidebilirsiniz. İlk Heineken bira fabrikası Amsterdam’da 1867 yılında kurulmuş ve 1988 yılına kadar Heineken’in üretim yeri ve şirket merkezi olarak kullanılmış. Bu tarihte şehir dışında daha modern bir binanın yapılmasıyla bu tarihi bina boşaltılmış ve Heineken Experience olarak müze/deneyim merkezi haline getirilip ziyaretçilere açılmış. Tüm fabrikayı gezin, bira yapımı hakkındaki tüm incelikleri öğrenin ve gezinizin sonunda ikram edilen Heineken birasının keyfini çıkarın.

Yer

Semtler

Yıldız Derecelendirmesi

Tema

Konaklama Türleri

Otel Özellikleri

Zincir

Kalite