Paris Otelleri

Paris otellerini ara

Paris Otelleri

Paris, Fransa otelleri - kenti rahatça keşfedin.

Paris Otelleri - İçinde yaşayanların gururu, yaşamayanlarınsa rüyası olduğunu söylersek, bir de üzerine romantizmin beşiği olduğunu eklersek herkesin aklına Paris gelmez mi? Neden herkesin hayalini süsler bu şehir peki? Yüzlerce sebep gösterilebilir: Tarih meraklıları için Aydınlanma Çağı’nın filizlendiği Işıklar Şehri’dir örneğin veya moda tutkunları için Modanın Merkezi’dir. Eiffel Kulesi, Arc de Triomphe, Château de Versailles ve Notre Dame Katedrali gibi ikonik simgeleriyle gezginlerin Kâbe’sidir. Sayamayacağımız kadar çok nedenden ötürü Paris, yılda kırk beş milyon turistin vazgeçilmez durağıdır.


Paris’te üç havalimanı bulunur. Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı, inanılmaz ölçüde karmaşık ve yoğun olduğundan çıkışa kadar kendinize biraz zaman tanımanızı öneririz. Burada şehir merkezine ulaşmanın en hızlı yolu, havalimanına bağlı olan tren garından 8 dakikada bir kalkan trenlerle sağlanır; bu şekilde, yaklaşık 35 dakikada Gar du Nord’a ve 45 dakikada Denfert-Rochereau’ya ulaşabilirsiniz. Uçağınız şehrin güneybatısında bulunan Orly Havalimanı'na iniş yapıyorsa OrlyBus ulaşım hizmetlerinden yararlanarak 40 dakikada yine Denfert-Rochereau metrosuna gidebilirsiniz. Şehrin diğer havalimanı Beauvais, daha küçük ve bölgesel bir havaalanıdır ve genellikle nispeten daha ucuz uçak bileti sağlayan havayolu şirketleri tarafından kullanılır. Buradan merkeze ulaşım, belirli aralıklarla gün boyunca otobüslerle sağlanır ve trafik olmadığı düşünülürse yaklaşık 1 saat sürer.


İster beş yıldızlı oteller ister ucuz oteller serisinden birini seçin Paris gezinizi sezonun en yoğun zamanına denk getiriyorsanız (açıkçası Şubat ve Ağustos haricinde yılın her dönemi bu şehirde yoğun sezon kuralları geçerlidir) konaklamanız için rezervasyonunuzu epey önceden yaptırmanızı tavsiye ederiz. Konaklama için sadece Paris’in hangi bölgesine yakın olmak istediğinize karar vermeniz yeterli olacaktır.


Eşyalarınızı bir an önce odanıza bırakın ve kendinizi Paris sokaklarına atın. Bu şehrin en güzel yürüyerek gezilebileceğini ve çantanıza su ve sandviç koymayı unutmayın. Yine de acıkırsanız ve Paris sokaklarındaki gezinize uzun uzadıya bir yemekle ara vermek istemezseniz üzülmeyin, her köşe başında yüzlerce çeşit krep yapan yerler göreceksiniz, biri elbette sizin damak tadınıza uyacaktır. Paris’i yürüyerek gezmek isteyenler için en iyi rota muhtemelen şehri batıdan doğuya doğru gezmek olacaktır. Birçok yerde ‘dünyanın en güzel caddesi’ olarak anılan Champs Elysees Caddesi’nden başlayın, ancak kendinizi lüks dükkanlara ve sevimli Fransız kafelerinin cazibesine çok kaptırmamaya çalışın çünkü az ileride karşınıza Napolyon’un Austerlitz zaferinin şerefine yapılan, 50 metre yüksekliğinde ve 45 metre genişliğinde olan Arc de Triomphe de l'Étoile veya Türkçe’de bilinen adıyla Zafer Anıtı çıkacak. Alışveriş tutkunuza biraz daha direnebilirseniz ödül olarak yolun sağ tarafında Petit Palais’i ve Grand Palais’i göreceksiniz. Biraz daha yürüdükten sonra Paris’in ikonik simgelerinden bazılarını görebileceğiniz Place de la Concorde’a gelirsiniz ki tam karşınızda olanca güzelliğiyle Jardin des Tuileries’i görebilirsiniz. Sağ tarafınızda Eiffel Kulesi bir süre nefesinizi kesebilir. Kuleye çıkmak için çok sıra beklemeniz gerekirse, belki Palais de Chaillot tepesinden, kaykaycılardan kendinizi koruyacak şekilde güvenli bir yer bulup kule manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Ancak “Eiffel Kulesi en güzel nereden seyredilir” sorusuna her Parislinin farklı bir yanıt vereceğini de ekleyelim. Tuileries’e girin ve çeşmelerin, çiçeklerin ve âşıkların, yaşlıların, çocukların arasından geçin. Çıkıştaki sürpriz Louvre Müzesi olacaktır.


Asıl soru şu? Önünüzde olanca ihtişamıyla uzanan bu piramitten girip, geçmişi on üçüncü yüzyıla uzanan, tarih öncesi çağlardan on dokuzuncu yüzyıla kadar yaklaşık 35.000 objeye ev sahipliği yapan ve 60.600 metrekareye yayılan, dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Louvre’a girecek misiniz? Gelin, siz en iyisi rotanızı Seine Nehri’ne doğru çevirin, Pont Neuf Köprüsü’nden geçin, biraz daha yürüdükten sonra yine nehrin karşı tarafına geçin ve Paris’in Leydisi Notre Dame Katedrali’ne bir selam verin.


Aklınızın bir köşesinde hala Louvre Müzesi varsa bugünlük gezinizi tamamlayın. Otelinize gidip iyice dinlenin. Sonra Louvre planınızı yapmaya başlayın, ancak bazı gerçekler acıdır ve doğrudan söylenmeleri bazen işleri biraz daha kolaylaştırır: Paris günleriniz sayılıysa bu müzenin tamamını gezemeyeceğinizi unutmayın.