Dubrovnik Otelleri

Dubrovnik otellerini ara

Dubrovnik Otelleri

Dubrovnik, Hırvtistan otelleri - kenti rahatça keşfedin.

Dubrovnik Otelleri - Dubrovnik için birçok şey söylenebilir: Adriyatik kıyısında turist akınına uğrayan bir “inci”, 1979 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Alanı, tarihi boyunca Osmanlı’nın ve Venedik’in gözlerinin üzerinde olduğu bir ticaret merkezi, şehri yerle bir eden 1667 depremi, dünyanın en görkemli tarihi yapılarının sıralandığı bir labirent vs. Ancak hiçbiri Bernard Shaw’un şu kısa açıklaması kadar kapsayıcı değildir: “Dünya gözüyle Cennet’i arayanlar Dubrovnik’e gitsin, aradıklarını orada bulacaklardır.” Ve siz bu cennete giriş yapmak üzeresiniz.


Şehrin yaklaşık 20 kilometre güneyindeki Dubrovnik Havalimanı’na indikten sonra Hırvatistan’ın ulusla havayolu şirketi Crotia Airlines tarafından işletilen otobüslerle Old Town'a (Eski Şehir) 2,5 kilometre mesafedeki Kantafig Durağı’na gelebilirsiniz. Bu duraktan 1 numaralı otobüsle şehir merkezine veya 7 numaralı otobüsle Babin Kuk’a ulaşabilirsiniz.


Dubrovnik otelleri arasından bütçenize uygun bir adres seçmekte biraz zorlanabilirsiniz çünkü otel fiyatlarının biraz yüksek olduğunu siz de fark edeceksiniz. Konaklama bütçeniz kısıtlıysa oda-kahvaltı hizmeti veren tesisleri veya apart otelleri tercih edebilirsiniz, ancak merkezi bir yerde kalmak istiyorsanız rezervasyon yaptırmadan önce seçtiğiniz otelin veya hostelin eski şehre yakın olup olmadığını mutlaka kontrol etmenizi öneririz. Konaklama için yeterince bütçe ayırdıysanız, Adriyatik sahillerinde uzanan beş yıldızlı oteller, aradığınız konforu ve Akdeniz ikliminin vazgeçilmez aktivitesi olan deniz-plaj keyfini mükemmel bir şekilde sağlıyor.


Dubrovnik gezisi daima Old Town’dan başlar; bunun bir ‘turizm kuralı’ olduğunu söyleyebiliriz; yersiz bir kural da değildir hani, az sonra kendinizi bir tarihi mekanlar geçidinde bulduğunuzda bunu anlayacaksınız. Kendinizi irili ufaklı, labirent gibi dolanıp giden sokaklara bırakın ve kaybolmaktan korkmayın. Şehrin en önemli caddesi olan Stradun caddesindeki dükkânların isimleri ve menüleri, tabelalar yerine bordo bir kumaştan yapılan levhalar üzerine yazılıdır; 300 metre uzunluğundaki cadde bu haliyle son derece sevimli görünür. Caddenin batı ucunda yer alan Pile Kapısı, Old Town keşfine başlamak için iyi bir noktadır. Bu kapıdan girer girmez göreceğiniz Büyük Onofrio Çeşmesi, bugün Dubrovnik gençlerinin “takılma”, güvercinlerin de serinleme mekânı haline gelmiştir. Yine bu girişin yakınında yer alan Fransiscan Manastırı, ilk olarak 1317 yılında inşa edilmiş, ancak şehri yerle bir eden 1667 depreminin ardından yeniden yapılmış. Manastırın en ilginç yerlerinden biri 15. yüzyılda inşa edilen ve depremden sağ kurtulmayı başaran kemerli geçitlerdir. Bu geçitlerden birinden ulaşılan ve 1317 yılından beri kullanılan Eczane’nin Avrupa’nın en eski eczanesi olduğu söylenir. Caddenin Ploce Kapısı tarafına doğru yol alırsanız, şehrin tarihi hakkında ayrıntılı bilgiler edinebileceğiniz bir müze olan Rector Sarayı’nı ve Çan Kulesi’yle hemen kulenin önünde bulunan Orlando Sütununu görebilirsiniz. Tam karşınızda St. Blaise Kilisesi sizi selamlayacaktır. Şehrin koruyucu azizi adına 14. yüzyılda inşa edilen bu kilise de 1667 depreminden nasibini almakla kalmamış bir de üstüne 1706 yılında çıkan yangın felaketini yaşamış. Kilisenin bugünkü Barok tarzında yeniden inşa edilmesi 8 yıl sürmüş ve 1714’te tamamlanmış. Bu meydanın sol tarafında bulunan ve Dubrovnik yapıları içinde en iyi korunan tarihi binalardan biri olan Sponza Sarayı, Gotik ve Rönesans tarzlarından izler taşımaktadır. Buradan Dubrovnik Katedrali’ne doğru yürüyün. Efsaneye göre, Aslan Yürekli Richard, 1192 yılında Haçlı Seferlerinden dönüşte şiddetli bir fırtınaya yakalanmış ve gemisi Adriyatik Denizindeki Lokrum Adası’na oturmuş. Bu kazadan sağ kurtulduğu için tam bu noktaya muhteşem bir kilise yapmaya yemin etmiş. Dubrovnik’in gözü açık ahalisi, böyle bir kiliseyi 600 metre ileride bulunan Dubrovnik’e yapması için kralı ikna etmeyi başarmış. Romanesk tarzdaki Dubrovnik Katedrali’nin kuruluş hikâyesi işte böyle anlatılır.


Old City sokaklarında kaybolmaya ve her defasında başka bir anıt bulmaya devam edin, çünkü böyle bir kültürel bereket, bu kadarcık bir yazıya sığmaz. Old City maceralarınızdan fırsat buldukça Banje Plajı’nda serinlemeyi ihmal etmeyin. Kültürel olduğu kadar deniz turizmiyle de popüler bir adres haline gelen Dubrovnik’te denize girebileceğiniz diğer yerler arasında Lapad ve Copacabana plajları da yer alır. Ayrıca Gruz limanından hareket eden tekne turlarına katılıp Lokra Adası’nda da plaj keyfi yapabilirsiniz. Unutmadan, akşam yemeklerinde dünyanın en lezzetli deniz ürünlerinden oluşan bir ziyafet sizi bekliyor.