Kiev Otelleri

Kiev Otellerini Arayın

Kiev Otelleri

Kiev Otelleri - Diempre nehrinin üzerinde kurulan, Ukrayna’nın başkenti ve Doğu Avrupa’nın endüstri, bilim, eğitim ve kültür merkezi olan Kiev’de unutulmaz bir geziye hazır mısınız?


Kiev’de uluslararası havayolu ulaşımı Boryspil Havalimanı’ndan sağlanır. Buradan Skybus ile şehir merkezine ulaşabilirsiniz. İstanbul’dan yola çıkıyorsanız ve tatiliniz için geniş bir zaman ayırdıysanız 25 dakikalık bir uçak yolculuğuyla Odessa’ya inebilir, bu şehri gezdikten sonra yaklaşık 12 saat süren keyifli bir tren yolculuğuyla Kiev’e ulaşabilirsiniz.


Kiev, genel anlamda çok pahalı bir şehir değildir. Kiev otelleri, ucuz otellerden beş yıldızlı otellere kadar sayısız seçenek sunar. Konaklama harcamalarınızı düşük bir sınırda tutmak isterseniz, Kiev’deki oda-kahvaltı hizmeti veren oteller veya hosteller uygun olabilir. Ancak bunların bazılarının şehir merkezinden biraz uzakta kaldığını unutmayın. İş seyahatine gidenler veya tatil konaklaması için hiçbir masraftan kaçınmayanlar, Hyatt Regency, Inter-Continental veya Radisson Blu ya da Fairmont Grand gibi dünyanın en büyük otel zincirlerinin bu şehirdeki tesislerini tercih edebilir.


Kiev gezinize, şehrin en büyük caddesi olan ve birçok tarihi meydana açılan Khreshchatyk Meydanı’ndan başlayabilirsiniz. 2010 yılında Avrupa’nın en pahalı 20 alışveriş caddesi arasına giren, birçok mağazası ve resmi binalarının yanı sıra kafe ve restoranların da bulunduğu bu büyük caddeden Bağımsızlık Meydanı’na veya Ukrayna dilinde söylendiği şekliyle, Maidan Nezalezhnosti’ye doğru yürüyün. Kiev’in bağımsızlığını kazanma sürecinde birçok siyasi olayın yaşandığı bu meydan, 2004 yılından itibaren Ukraynalılar tarafından sadece “Maidan” olarak anılmaya başladı. Bu arada meydanın ortasındaki çeşmenin ve çevredeki binaların, akşam saatlerinde aydınlatmalarla çok güzel göründüğünü hatırlatalım. Buradan şehrin sanat ve eğlence merkezi Andriyevski Uzviz'e doğru yürüyün. 18. yüzyılda Rus mimar Bartolomeo Rastrelli tarafından inşa edilen ve bu meydana ismini veren Saint Andrew Kilisesi’ni gezdikten sonra Podil meydanına açılan ünlü yokuştan aşağı inmeye başlayın. Burası birçok sanat galerisinin, kafe ve barların olduğu, sokak müzisyenleri ve ressamlarıyla cıvıl cıvıl bir caddedir. Yolunuzun üzerinde kitapları Stalin döneminde yasaklanan ancak Gorbaçov’la birlikte yeniden hayat bulan Kievli ünlü yazar Bulgakov’un evini gezebilirsiniz. Bu ev, elbette Gorbaçov zamanında müze haline getirilmiş. Sokağın sonundaki One Street Müzesi’nde, Andriyevski Uzviz’de (Andriyevski Yokuşu’nda) yaşamış olan kişilerin gündelik hayatlarında kullandığı araç-gereçler ve çeşitli kültürel objeler sergilenir. Örneğin zamanında bu yokuşta yaşamış bir terzinin dikiş makinesini veya marangozun kullandığı rendeyi görebilir, bölgenin yöresel kültürü hakkında çok şey öğrenebilirsiniz.


Yokuşu tamamladığınızda Podil meydanına ulaşmış olursunuz. Kiev’in en önemli tarih merkezlerinden biri olan Podil’de hala aktif halde olan rahibe manastırı Frolivsky’i ve Khiv-Mohyla Akademisi Ulusal Müzesi’ni görebilirsiniz. Yürümüş olduğunuz bu bölgeye panoramik bir bakış için Zamkova Tepesi’ne çıkın ve tam karşınızda kalan St. Andrew Kilisesinden, ünlü yokuştan, Podil’den ve Dnieper Nehri’nden oluşan enfes manzaranın keyfini çıkarın ve bol bol fotoğraf çekin.


Bunun ardından yönünüzü Kiev Mağaralar Manastırı olarak bilinen Pechersk Lavra’ya çevirin. Dnieper Nehri’nin kenarından da girişi olan bu manastır aktif durumdadır ve kadınların içeri girerken başını örtmesi gerekir. 1051 yılında Mağara Manastırı olarak inşa edilen bu kilise, Doğu Ortodoks Hıristiyanlığının Doğu Avrupa’daki en önemli merkezi olmuştur ve bugün UNESCO Dünya Mirası Alanı’dır. Lavra’da Kiev’in en yüksek çan kulesinden katedrallere ve yer altı mağara sistemlerine kadar çok çeşitli mimari anıtlar bulunmasının yanı sıra mağaralarda yüzden fazla azize ait mezarlar da ziyarete açıktır. Sovyet döneminde dinin yok sayılmasına bağlı olarak bu mağaralarda bulunan mezarlardaki azizlerin bedenleri örtülü değildi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bedenlerin tümü, sadece eller dışarıda kalacak şekilde örtüldü.


Kiev tatiliniz yaz aylarına denk geliyorsa metroya binip Dnieper Nehri üzerinde kurulmuş olan Hidropark’a gidebilirsiniz. Küçük köprüden yürüyerek de gidebileceğiniz Hidropark, oyun alanlarıyla, parkları ve plajıyla küçükten büyüğe tüm Kievlilerin dinlence ve eğlence mekânıdır.


Kiev’den yerel lezzetleri tatmadan ayrılmayın. Masanızdan lahanadan yapılan Borch çorbasını, Kiev usulü tavuğu ve elbette votkayı eksik etmeyin.