Ankara Otelleri | Hotels.com

Ankara Otellerini Arayın

Ankara Otelleri

Ankara Otelleri - Kimi kaynaklara göre Hitit döneminde “Ankuwas”, Ortaçağda Yunanca “Ankyra” ve Latince “Ancyra”, on birinci yüzyıldan sonra Selçuklu dönemiyle birlikte çeşitli Avrupa dillerinde “Angora” olarak adlandırılan bir Anadolu şehri… 1930 yılında ismi Ankara olarak resmen kabul edilen bir şehir ki Anadolu’nun tam ortasında bir medeniyetler ve kültürler geçidi…


Esenboğa Uluslararası Havalimanı, Türkiye’nin başkenti ve en büyük ikinci şehri olan Ankara’nın yaklaşık 28 kilometre kuzeyinde yer alır. Buradan HAVAŞ veya AŞTİ otobüsleriyle şehir merkezine ve Ulus bölgesine ulaşabilirsiniz. Ayrıca Türkiye’deki birçok şehirden Ankara’ya trenle de ulaşmak mümkündür. Örneğin yola İstanbul’dan çıkıyorsanız, Ankara’ya trenle yaklaşık beş buçuk saatte ulaşabilirsiniz.


Ankara, hem Türkiye’nin başkenti hem de en büyük şehirlerinden biri olması dolayısıyla elbette konaklama açısından hatırı sayılır bir yelpazeye sahiptir. Beş yıldız otellerden butik otellere, bütçeleri yormayacak otellerden ucuz otellere kadar uzanan geniş bir ağa yayılan Ankara otelleri içerisinde sizin konaklama beklentilerinizi karşılayacak birini rahatlıkla bulabilirsiniz. Beş yıldızlı bir otelde kalmayı tercih ediyorsanız Sheraton, Hilton, Swissotel, Radisson gibi Türkiye’nin ve dünyanın en büyük otel zincirleri sizi Ankara’da da beklentilerinize uygun bir şekilde ağırlayacaktır. Sınırlı bir konaklama bütçeniz varsa veya otellere çok para harcamaktan hoşlanmıyorsanız Ulus Meydanı’nın hemen kuzeyinde bulunan Sanayi Caddesi üzerinde geceliği 50 ila 100 TL arasında değişen birçok ucuz otel bulabilirsiniz. Sırt çantalı gezginler için hemen belirtelim: Şehir merkezinde bir tane hostel var!


Ankara gezinize şehrin Anıttepe bölümünde yer alan ve yapımı 1953 yılında tamamlanan Anıtkabir’i, başka bir deyişle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün naşının bulunduğu mozoleyi ziyaret ederek başlayabilirsiniz. Ankara, Türkiye’nin tarihinde ve Kurtuluş Savaşı döneminde benzersiz bir öneme sahiptir. 1. Dünya Savaşı’ndaki yenilginin ardından, Mustafa Kemal Atatürk 1920 yılında direniş hareketinin merkezini hem güvenli, hem de merkezi olan Ankara’ya taşımaya karar verdi. Kurtuluş Savaşı’ndaki zaferin ve Sevr Anlaşması’nı hükümsüz kılan Lozan Anlaşması’nın imzalanmasının ardından 29 Ekim 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bu tarihten birkaç gün önce, 13 Ekim 1923’te Ankara, resmen başkent olmuştu.


Anadolu’nun merkezinde bulunan bir şehirdesiniz; buradaki gezinizin tarihsel kapsamını biraz daha gerilere, daha doğrusu epey gerilere doğru genişleterek antik çağlara uzanmak istiyorsanız, biraz hüzünlü bir haberimiz var: Ankara en eski şehirlerden biri olmasına rağmen ve üstelik bu şehirde Hitit ve Frigya dönemlerinden, Helenistik dönemden, Roma ve Bizans döneminden arkeolojik alanlar bulunmasına rağmen ne yazık ki tarihsel yapılardan pek azı günümüze kadar ulaşabilmiştir. Ancak başta Augustus Tapınağı ve Ankara Anıtı olmak üzere, Helen, Roma ve Bizans mimarisinden çok güzel örnekler de bulunuyor. Müzelerden hoşlanıyorsanız, Ankara’nın Ulus semtinde bu tapınakları gezdikten sonra, Opera Binası’nın karşısındaki Ankara Etnografya Müzesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Müzelerden söz açılmışken, Anadolu’da yapılan kazılardan çıkarılan eserlerin büyük bir bölümünün sergilendiği ve dünyanın sayılı müzelerinden biri olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi kesinlikle Ankara deneyiminizi başka bir boyuta taşıyabilir.


Ankara Anadolu medeniyetleri ve Türkiye tarihiyle olduğu kadar parklarıyla da ünlü bir şehirdir. Çankaya ile Cinnah Caddesi arasında bulunan Botanik Park, 1970 yılında 65 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. Havuzu, çocuk parkı ve çiçek serasıyla birlikte Ankara’nın bürokratik havasından yorulanlar için harika bir kaçış alanıdır. Ayrıca Kurtuluş Mahallesi’nde yer alan Kurtuluş Parkı da Ankara’nın en ünlü parklarından biridir. Sit alanı ilan edilen ve Anıtlar Kurulu kararıyla koruma altına alınan Kuğulu Park ise Ankaralıların vazgeçilmezidir. Kuğuların, kazların ve ördeklerin yüzdüğü havuzunun yanı sıra park bugün yirmi dört farklı kuş türüne yaşam alanı sağlamaktadır. Ayrıca manzaraya bir de kavak, erguvan, çınar ve alıç ağaçları da eklenince park, gerçek anlamda bir Ankara cenneti olarak özetlenebilir. Parkta gezerken 1871-1928 yılları arasında yaşamış siyasetçi, diplomat ve yazar Tunalı Hilmi’nin Ümit Öztürk imzalı heykeliyle Muzaffer Ertoran imzalı Öpüşenler heykelini de görebilirsiniz.


Yolunuz madem Kuğulu Park’a, yani Tunalı Hilmi Caddesi’ne düştü, o halde bir mola verme zamanıdır. Ankara usulü bir pide döner yedikten sonra Papsi'nin samimi atmosferinde bir kadeh içkinizi yudumlayarak günün yorgunluğunu çıkarabilirsiniz. Otelinize doğru yol alırken Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderinin belirlendiği bu coğrafyada, önce direnişin stratejik merkezi ardından kurulan cumhuriyetin başkenti olan bu şehirde Türkiye tarihine tanıklık etmenin keyfini hissedeceksiniz.