Kemer Otelleri

Kemer otellerini ara

Kemer Otelleri

Kemer Otelleri - Kemer tatilinizde bütün gün kumsalda yatıp güneşlenmeyi ve arada denize girip serinlemeyi planlıyorsanız, yanılıyorsunuz. Yakınınızda efsanevi bir ateş yanarken ve kanatlı at Pegassos çamların arasında sizi bu ateşe götürmek için beklerken sırtınızı dönüp güneşlenmeye devam etmeniz o kadar kolay olmayacaktır.


Kemer’e en yakın havalimanı Antalya Havalimanı’dır ve Kemer merkezinden yaklaşık 42 kilometre mesafededir. Havaalanından merkeze ulaşmanın birkaç yolu var. Örneğin otobüsle üç saatlik yolculuğun ardından konaklama alanınıza ulaşabilirsiniz. Biraz pahalı bir seçenek olarak, Kemer Kooperatifi’ni arayabilir ve yaklaşık 100-110 TL civarında ve 7/24 açık olan VIP ulaşım hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Taksiyle ulaşımı tercih ederseniz o da yaklaşık 135 TL tutacaktır. Kemer içinde ulaşım ağı ağırlıklı olarak dolmuşlarla sağlanıyor. Arslanbucak istikametinde plajlara bu dolmuşlarla gidebilirsiniz. Bunun dışında kimi restoranların ve plajların ücretsiz transfer hizmetleri de bulunuyor.


20 yıl önce kendi halinde, dikkatleri pek fazla çekmeyen bir köy olan Kemer, bu süre boyunca yapılan yatırımlarla ve açılan tesislerle tam bir turizm keşfi haline geldi. Bu nedenle Kemer otelleri, keşfedilmiş tüm Ege ve Akdeniz beldelerinde olduğu gibi geniş bir yelpazeye yayılır. Batı Körfezi tarafında yer alan Kemer Resort, Kemer Marina Sensimar veya Palmet Resort gibi beş yıldızlı otellerden bütçeleri sarsmayacak düşük fiyatlı otellere, pansiyonlara ve apart otellere kadar pek çok seçenek bulunabilir.


Beldibi’nden başlayıp Tekirova’ya kadar uzanan sahil hattında çam ormanlarının arasında birbirinden güzel doğal plajlar yer alır. Hal böyleyken Kemer tatilinde zamanın büyük, hatta çok büyük bir bölümünün deniz-güneş ekseninde şekilleneceğini tahmin etmek pek de zor olmuyor. Kemer merkezinde bulunan Belediye Plajı’nda ya da yat limanının yanındaki Ayışığı Plajı’nda denizin ve güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Ancak Beldibi-Tekirova arasındaki doğal plajları ve koyları gezmenizi kesinlikle tavsiye ederiz. Hatta rastgele bir yerde aracınızdan veya dolmuştan inin ve küçük plaj veya koy keşiflerinde bulunun. Ayrıca bugün milli park olan Phaselis’te de denize girebilirsiniz.


Kemer’in doğal plajlarıyla, bu plajların çamlıklarıyla ve bu çamlıkların gölgesinde dalıp gittiğiniz tadına doyulmaz uykularla, tertemiz bir denizle harmanlanan keyfinize dokunmak istemeyiz, ancak Kemer’in vaatlerinin bunlarla sınırlı olmadığını hatırlatmak zorundayız. Kemer’e sadece on beş kilometre mesafede bulunan Phaselis, Tekirova Köyü sınırlarında, Tahtalı Dağı’nın veya Likya dönemindeki adıyla Olimpos Dağı’nın eteklerindedir. Bu Likya kentinin milattan önce 700 yılında Rodoslular tarafından kurulduğu biliniyor. İki limanı birbirinden ayıran bir kıstak üzerinde bulunan bu kent, benzersiz konumuyla Batı Likya’nın en önemli liman kenti haline gelerek Yunanistan, Anadolu, Mısır ve Fenike arasında önemli bir ticaret merkezi olmuş. Kent daha sonra Persler tarafından, sonra da Büyük İskender tarafından fethedilmiş. Bugün bu efsanevi antik kentte dolaşırken su kemerlerini, agoraları, hamamları, tiyatroyu ve Hadrianus Kapısı’nı görebilir, girişteki müzeden kentin antik tarihi hakkında merak ettiğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz.


Kemer’e bağlı Çıralı beldesi için de bir gün ayırın. Doğu Likya yürüyüş yollarının merkezi konumundaki Çıralı’ya sabah erkenden gidin, kendinize herhangi bir parkur seçip bir saat kadar yürüyün ve serinlemek için, keşfettiğiniz ıssız koylardan birinde denize girin. Bunun ardından portakal ve çam ağaçlarının arasında nefis bir kahvaltı yapın. 3 kilometre uzunluğundaki sahilinde tüm bir gününüzü geçirebilirsiniz, bunu anlarız; ancak Çıralı’nın güney ucunda Olimpos Antik Kenti’nin, kuzey tarafında ise Yanartaş yani Chimaera’nın bulunduğunu hatırlayıp yeniden yola koyulun. Yanar Dere vadisinin güneyinde serpantinit oluşumlarının içinde üç farklı yerden çıkarak yanan gaza, bölge halkı Yanartaş adını verir. Yunan mitolojisine göre, yer altı yaratıklarından Typhon ile Ekhidna'nın birleşmesinden doğan Chimaera, bugün Yanartaş adı verilen yerde yaşar. Tanrısal güzelliğe sahip Belerophontes'in Pegassos'a binip Likya’ya gelerek Chimaera’yı öldürdüğü yer burasıdır. Chimaera aldığı mızrak darbesiyle yerin altına gömülürken bile ağzından alevler saçmaya devam eder. Bizanslı demirciler tarafından kutsal sayılan bu bölge, bir Bizans tapınağının kalıntılarına da ev sahipliği yapar.


Şimdi siz böyle bir yeri görmeden ve kutsal ateşi hissetmeden Kemer’den nasıl ayrılabilirsiniz ki!