İstanbul Otelleri

İstanbul otellerini ara

İstanbul Otelleri

İstanbul, Türkiye otelleri - kenti rahatça keşfedin.

İstanbul Otelleri - Alphonse de Lamartine, “Dünyaya sadece ama sadece bir kez bakma şansı verilse, İstanbul’a bakmalı” demiş. Şimdi bu şehri kim görmek istemez ki?


İstanbul seyahati fikri, herkeste farklı bir hayal uyandırır; kimileri Roma, Bizans ve Osmanlı’nın izinde binlerce yıllık medeniyetler tarihinin peşine düşmeyi, kimileri eski pazarlarda, alışveriş merkezlerinde veya birbirinden şık mağazaların dizildiği caddelerde gezinmeyi, kimileri de Avrupa’nın en büyük metropollerinden biri olan bu kentte sınırsız gece hayatının izini sürmeyi düşler. Siz, bunların hepsinin harmanlandığı bir İstanbul seyahatinin hayalini mi kuruyorsunuz?


Uçağınız ister Avrupa yakasındaki İstanbul Atatürk Havalimanı’na ister 2001 yılından beri hizmet veren ve Anadolu yakasında bulunan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapsın, İstanbul sizi önce harika bir Boğaziçi manzarasıyla selamlar. Havayolu şirketlerinin özel otobüsleri, taksiler, belediye otobüsleri gibi çeşitli şehir içi ulaşım alternatifleri bulmak mümkün. Ayrıca Atatürk Havalimanı’nı tercih edenler için, bir süre önce genişletilen Aksaray metrosu da şehrin trafiğine takılmadan konaklama yerine rahatlıkla ulaşmak için kolay ve hızlı bir seçenek olabilir.


İstanbul otelleri; dört yıldızlı ve beş yıldızlı otellerden ucuz otellere ve hostellere kadar sayısız seçenekten oluşan dev bir yelpazeye yayılır. Örneğin Harbiye, şehrin en büyük ve en görkemli otellerine ev sahipliği yapan gözde semtlerden birisidir. Genellikle 4 yıldızlı ve 5 yıldızlı otellerin yer aldığı bu semt, alışverişin gözde merkezi olarak bilinen Nişantaşı’na, kültür-sanat mekânlarının merkezi sayılan, tüm şehrin gece hayatının nabzını tutan Taksim’e ve İstiklal Caddesi’ne yürüme mesafesindedir.


Boğaz manzarasının tadını çıkarmanın hayalini kuruyor ve konaklama için hiçbir masraftan kaçınmak istemiyorsanız Boğaz kenarındaki veya sırtlarındaki lüks oteller aradığınız İstanbul keyfini size sunacaktır. Konaklama için daha düşük bir bütçe ayırmayı düşünüyorsanız en fazla turist ağırlayan semtlerden biri olan Sultanahmet’teki otellerde, terasınızda Haliç manzarasına karşı içkinizi yudumlamaya ne dersiniz? Taksim de uygun bütçeli oteller için doğru bir tercih olabilir. Hatta Taksim’de ve Galata’da sırt çantalı gezginler için hostel alternatifleri de bulunuyor.


Sizce de artık eşyalarınızı odanıza bırakıp rahatlama zamanı gelmedi mi? Bir Türk hamamına ne dersiniz? Turistik yerlerdeki hamamlar cebinizi biraz zorlayacakmış gibi görünüyorsa endişelenmeyin, İstanbul’da cebinize uygun bir mahalle hamamı bulmak hiç de zor değildir. Fakat erkek turistlerin dikkatine: Tellağınıza “hafif bir masaj”ın yeterli olacağını belirtmenizde fayda var. Bu ipucunun işinize yarayacağından emin olabilirsiniz.


İstiklal Caddesi’nde dürüm dönerinizi yerken cadde boyunca sıralanan tarihi binalar, bu binaların giriş katlarında bulunan mağaza ve kafeler arasında dolaşabilir veya Eminönü’nde bir kayıkçıdan bir balık-ekmek kapabilirsiniz. Veya Ortaköy Camisi’ni gezdikten ve kumpirinizi yedikten sonra sahil kahvelerinden birinde Boğaz’a karşı oturup güllü lokumla servis edilen orta şekerli bir Türk kahvesi kulağınıza nasıl geliyor? Merak etmeyin, Türk mutfağının tadını çıkarabileceğiniz çok fırsatınız olacak.


İstanbul’da tarihi gezinize başlamak için Sultanahmet Meydanı en doğru tercih olacaktır. İnşa edildiği 360 yılından 1453 yılına kadar Ortodoks bazilikası olan ve 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülen Aya Sofya Müzesi’nin ardından tramvay hattı boyunca devam ederek Sultanahmet Camisi’ni, Topkapı Sarayı’nı ve bugün zaman zaman çeşitli sergi ve konserlere ev sahipliği yapan Yerebatan Sarnıcı’nı gezebilirsiniz. Ayrıca Bizans İmparatorluğu zamanında yangın gözetleme kulesi olarak inşa edilen Beyazıt Kulesi, İstanbul Üniversitesi’nin hemen yakınında bulunan Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Gülhane Parkı diğer tarihi mekân alternatifleri arasında yer alıyor. Elbette buraya kadar gelmişken dünyanın en eski ve en büyük çarşılarından biri olan Kapalı Çarşı’ya uğramadan, hatta üstüne bir de Yeniçeriler Caddesi’nde nargile tüttürmeden olmaz. Tarihi yarımadadaki gezi alanınızı biraz daha genişletmek isterseniz Edirnekapı’da bulunan ve Bizans mozaik sanatının en renkli örneklerinden birisi olan Kariye Müzesi de görülmeye değerdir.


Bir sonraki durağınız için Beşiktaş’a doğru uzanıp Dolmabahçe Sarayı’nı ve Yıldız Sarayı’nı gezebilir, oradan pek çok gece kulübünün yer aldığı sahil yolu boyunca Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek üzerinden Rumeli Hisarı’na ulaşabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethinden hemen önce inşa ettirilen bu kaleyi gezdikten sonra hisar yakınında, Boğaz’ın hemen kıyısına yerleşmiş balık restoranlarında oturup unutulmaz bir rakı-balık masasının keyfini çıkarabilirsiniz. Veya biraz daha sabredip, bir deniz taksisi ile Boğaz’ın karşı yakasına geçip Anadolu Hisarı’nı da gezebilir, gezinizi Anadolu Kavağı’nda bir balık restoranında da tamamlayabilirsiniz. İstanbul keşfinize sahil yolundan devam edip Kuzguncuk semtine uğramanız kesinlikle tavsiye edilir. Sinagogu, Ermeni ve Rum kiliseleri ve camisiyle, cumbalı eski İstanbul evleri ve köşkleriyle sizi İstanbul’un heyecanlı ve hareketli hayatından bir anda çekip alacak olan bu Boğaz semtinin huzur dolu sokaklarında keyifli bir tarihi ve mimari yolculuk sizi bekliyor.


Siz İstanbul’da ne hayal ediyorsunuz, sadece onu düşünün; İstanbul hayallerinizi gülümseyerek karşılayacaktır

Yer

Semtler

Yıldız Derecelendirmesi

Tema

Konaklama Türleri

Otel Özellikleri

Zincir

Kalite