Alanya Otelleri

Alanya otellerini ara

Alanya Otelleri

Alanya Otelleri- Öyle bir yer hayal ediyorsunuz ki bir Mısır kraliçesi zamanında denize buradan girmiş, pırıl pırıl bir güneşin altında uzanan uçsuz bucaksız bir kumsalda saçlarını tararken kendisine burayı hediye eden Roma generalini düşünmüş olsun. Bu durumda istikametiniz Alanya olabilir.


Alanya, Antalya Havalimanı’ndan 130 kilometre mesafededir. Havalimanından Havaş otobüsleriyle veya varsa otelinizin özel transfer hizmetleriyle konaklama alanınıza ulaşabilirsiniz. Bunun dışında 2011 yılında hizmete açılan ve Avrupa’nın birçok şehrinden aktarmalı veya doğrudan uçuşlar yapılan Gazipaşa Havalimanı da beldenin turist trafiğini rahatlatmaktadır. Şimdilik yalnızca uluslararası seferlerin yapıldığı bu havalimanı Alanya’dan yarım saat uzaklıktadır.


Alanya’da sahilde bulunan ve genellikle yaz dönemlerinde ‘her şey dahil’ hizmeti veren otellerden Alanya Kalesi etrafında yer alan otel ve pansiyonlara kadar sayısız konaklama seçeneği vardır. Alanya otelleri arasından seçim yapmak için yakınında konaklamak istediğiniz bölgeye karar vererek işe başlayabilirsiniz. Örneğin son yıllarda Alanya Kalesi etrafındaki oteller, bölgenin kendine özgü atmosferini solumak isteyen romantikler için tercih edilir hale geldi.


Alanya’da plaj tatilinin yanı sıra pek çok aktivitede bulunabilirsiniz. Bir öğleden sonranızı Alanya Kalesi’ni ve etrafını keşfetmeye ayırın. Alanya’da tepelik bir yarımadaya kurulmuş olan Alanya Kalesi ve denize en yakın yapısı olan Kızıl Kule, bu beldenin harika manzarasıyla özdeşleşmiştir. Kalenin en ilginç özelliği, yarımadanın denize uzanan dar çıkıntısıdır. Adam Atacağı adı verilen bu oluşum, adından da anlaşılacağı gibi ölüme mahkûm edilenlerin denize atıldığı yermiş. Kalenin büyük bölümü on üçüncü yüzyılda I. Alaeddin Keykubat zamanında, Roma ve Bizans dönemine ait burada bulunan kalıntılar üzerine inşa edilmiş. Bu arada kalenin hemen yanındaki eski Tersane’yi de ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Yine Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılan bu tersane, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesi olma özelliğini taşıyor. Hatta daha önceden de Sinop’ta yaptırmış olduğu tersanenin ardından bu yeni tersaneyle birlikte ‘iki denizin sultanı’ unvanını kazanmış Sultan. Yapımı 1228 yılında tamamlanan tersanenin, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlandığı göze çarpıyor.


Öğleden sonra güneşinden bunalıp serinlemek için Kleopatra Plajı çok uygundur. Antik Mısır’ın son Helenistik kraliçesi Kleopatra da aynı şeyi düşünmüş olmalı ki efsaneye göre Roma Generali Anthony, Alanya ve çevresini kraliçeye hediye ettiğinde Kleopatra her gün kalenin yamacında banyo yapmak için bu plaja inermiş. Sekiz ila on metreye kadar sığlığı devam eden bu pırıl pırıl sularda serinledikten ve altın renkli kumsalında biraz dinlendikten sonra Damlataş Mağarası’nı görmeye gidebilirsiniz. 1948 yılında bir dinamit ateşlenmesi sonucu bulunan bu mağarada eşsiz güzellikte binlerce sarkıt ve dikit vardır. Mağaranın girişinden itibaren 45-50 metre kadar uzanan geçit yaklaşık 15 metre yüksekliğinde bir boşluğa açılır. Karşınıza çıkan sütunların on beş bin senede oluştuğunu hatırlatalım. Mağara duvarlarının kalınlığı on metreye ulaştığından herhangi bir çökme tehlikesi yoktur ve ismine uygun olarak mağara yılda beş - altı ay boyunca damlamaya devam eder.


Gezinize Alanya Arkeoloji Müzesi’yle devam edebilirsiniz; 1967 yılında açılan bu müzede Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden getirilen Urartu, Frigya ve Lidya dönemi eserleri görebilirsiniz. Müzedeki en eski eser, milattan önce 625 yılına ait olduğu saptanan Fenike dilinde bir taş yazıttır. Bunun dışında mitolojinin en güçlü kahramanlarından biri olan Herakles’in bronz heykelini de görmeden müzeden ayrılmamanızı tavsiye ederiz. Müzenin etnografya bölümünde de Alanya ve çevre bölgelerden toplanan Yörük kilimleri, ala çuvallar, heybelerin yanı sıra çeşitli kaplar, takılar ve el yazmaları görülebilir. Bu bölümdeki ilginç sergilerden biri de eski bir Alanya evine ait odadır. Ayrıca müze bahçesinde sergilenen Roma, Bizans ve İslami dönemlere ait taş eserler dikkatli gözlerden kaçmayacaktır.


Alanya’da güneşin batışını izleyerek akşam yemeğinizi yemek isterseniz, Kale çevresindeki restoranlardan birine oturun. Kızıl Kule ve mendireklerin masmavi Alanya sularıyla birleştiği eşsiz bir resim karşısında şarabınızı yudumlarken tatiliniz için bu beldeyi seçmekle ne kadar doğru bir karar verdiğinizi düşünüp gülümseyeceksiniz.