Bangkok Otelleri

Bangkok otellerini ara

Bangkok Otelleri

Bangkok, Tayland otelleri - kenti rahatça keşfedin.

Bangkok Otelleri - Güneydoğu Asya’da bir tapınaklar diyarına seyahat etmek, nehir kanallarında tekneyle dolaşırken yeryüzünün en lezzetli meyvelerini tatmak, kocaman bir alana kurulan, hayat dolu ve cıvıl cıvıl sokak pazarlarında dolaşmak ve günün yorgunluğunu nefis bir Tay masajıyla atmak ister miydiniz? Dünyanın en büyük Buda heykelinin karşısında ellerinizi gayriihtiyarî çenenizin altında birleştirerek gözlerinizi kapatırken Bangkok’a minnettarlıkla gülümseyeceksiniz.


Tapınaklar kenti Bangkok’a ulaşımın sağlandığı iki havaalanı vardır. 2006’da hizmete açılan ve Güneydoğu Asya’nın en işlek havalimanı Suvarnabhumi şehirden 30 kilometre uzaklıktadır. Havayolu trenleriyle şehir merkezine trafiğe takılmadan ulaşabilirsiniz. Bangkok’un diğer havaalanı Don Muang’tır. Genel olarak bölgesel uçuşların yapıldığı bu havalimanında daha kısıtlı olarak uluslararası uçuşlar gerçekleştirilir. Havaalanı çıkışında göreceğiniz taksiler şehre ulaşmanın ucuz bir yolu olabilir, hatta Bangkok’a akşam 11’den sonra varıyorsanız taksilerden başka seçeneğiniz olmayabilir. Bunun dışında Don Muang Garı’ndan Bangkok merkezine yakın Hua Lamphong İstasyonu’na ulaşabilirsiniz.


Bangkok otelleri hakkında verilebilecek en çekici bilgi, büyük olasılıkla fiyatların hayli uygun olduğudur. Avrupa’da standart bir oda fiyatına Bangkok’ta beş yıldızlı bir otelde kalabiliyorsunuz. Ucuz konuk evlerinden dünyanın en güzel otellerine kadar geniş bir seçenekler ağı uzanıyor önünüzde. Seçiminizi yaparken Ekvator’un 14 derece kuzeyinde olduğunuzu göz önüne almanızı ve odalarda klima olmasına dikkat etmenizi öneririz.


Şehri tanımanın, Bangkok ve Tayland kültürü hakkında fikir edinmenin en iyi yolu, düzinelerce Budist tapınağının, saray, müze, park ve anıtların yer aldığı Rattanakosin Adasından başlamaktır. Kral I. Rama, 1782 yılında Siam başkentini Thonburi’den buraya taşıdığında Rattanakosin dönemi olarak bilinen yeni bir tarihsel dönem başladı. Bu adada yer alan Büyük Kraliyet Sarayı, Bangkok’ta turistlerin vazgeçilmez duraklarından biridir. 1925 yılına kadar Siam Kralları’nın resmi ikametgâhı olan bu saray yaklaşık 218.000 metrekarelik bir alana yayıldığından adamakıllı gezmek isteyenler, belki bir tam gün ayırmak durumunda kalabilir. Sarayın hemen yanında dünyanın en büyük yatan Buda heykelinin bulunduğu Wat Pho yer alır. 15 metre yüksekliğinde ve 43 metre uzunluğunda olan bu heykelin bulunduğu koridorda, Buda’nın 108 uğurlu karakterini temsil eden 108 kâse vardır. Şans getireceği inanışıyla bu kâselere atılan bozuk paralar rahiplerin tapınağı yürütmesine de yardımcı olur. Ayrıca bu tapınak, geleneksel Tay masajının doğum yeri olarak da bilinir. Buradan feribotla nehrin karşı kıyısındaki Thonburi’ye geçerek Wat Arun’u da görebilirsiniz. Tay dilinde Şafak Tapınağı anlamına gelen Wat Arun’un ana binasının tarihi on yedinci yüzyıla dayanırken kuleleri on dokuzuncu yüzyılın başında Kral II. Rama zamanında eklenmiş. Rattanakosin’e geri döndüğünüzde gezebileceğiniz onlarca tapınak arasında Wat Saket (Altın Dağ), Wat Suthat ve Wat Ratchanaddaram yer alıyor.


Alışveriş tutkunları için Bangkok’ta doğru adres Siam Meydanı’dır. Popüler alışveriş merkezlerinin yanı sıra küçük dükkânlar ve tasarım butikler, turist kitlelerinin bu meydana akmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bangkok’un genel olarak dev bir açık pazar gibi göründüğünü, dünyanın en renkli ve neşeli sokak pazarlarının bu şehirde bulunduğunu unutmayın. Silom ve Rattanakosin’deki gece pazarları keyif dolu bir Bangkok manzarası sunmasının yanı sıra oldukça ucuzdur, ancak birçok ürünün taklit olduğunu hatırlatalım. Hafta sonu Phahonyothin’de kurulan ve 8000’den fazla tezgahıyla Güneydoğu Asya’nın en büyük pazarı olarak bilinen Chatuchak Pazarı’nı mutlaka gezmelisiniz. Bunun dışında hafta içi kurulan ve daha küçük bir pazar olan Pratunam da şehrin en bilinen kılık-kıyafet pazarıdır. Özellikle buralarda pazarlık etmeyi unutmayın.


Kanal turu yapmadan, bir Bangkok gezisi asla tamamlanmaz. Chayo Phraya Nehri’nin doğusundan başlayan ve Thonburi tarafına doğru devam eden ve Wat Arun, Royal Barges Ulusal Müzesi’ni ve kanalın olmazsa olmazı Yüzen Pazarı kapsayan bu özel tekne gezileri biraz pahalı olsa da kaçırılmaması gereken bir Bangkok deneyimi sağlıyor. Bunun dışında nehir boyunca toplu ulaşımı sağlayan ekspres teknelerden birine binip Chayo Phraya kanallarını kendiniz de keşfedebilirsiniz. Mesela kuzeye doğru yol aldıktan sonra Nonthaburi’de inip bu geleneksel Bangkok kasabasını gezdikten sonra tekrar bu teknelerden birine atlayarak geri dönebilirsiniz.

Ekvator iklimi, tapınaklar, hareketli Bangkok sokakları ve pazarlar derken yorulmuş olmalısınız. O halde, yere uzanın ve kendinizi Taylandlı masaj ustalarının bilge ellerine bırakın. Kim bilir belki siz de dönüşünüzü biraz erteler ve dünyanın her yerinden masaj meraklılarının akınına uğrayan Tayland masaj okullarından birinde bu geleneğin inceliklerini öğrenmeye karar verirsiniz.